Şifrenizi mı unuttunuz? Kayıt ol
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • green color
  • red color

GÖRELE HÜRSES

Cumartesi
19
May
AİLENİN KORUNMASI & KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİ Yazdır
Salı, 09 Ağustos 2011 10:35

 Kadına karşı şiddet olayları önlenemez şekilde artmaya devam etmektedir. Boşanan eşini öldüren koca, boşanmak isteyen ve ailesinin yanına sığınan eşini öldüren hatta benzin dökerek yakan koca haberlerine - bilhassa son aylarda - gazetelerin 3. sayfalarında sıkça rastlamak mümkündür. Kamuoyunun dikkatini ise Ayşe PAŞALI cinayeti çekmiş ve konu üzerinde daha hassas durulmaya başlanılmıştır.
   Bu yazımızda kısaca şiddet gören eş ve çocukların neler yapabileceği, hangi hak ve imkanlara sahip oldukları hakkında bir takım bilgilere yer vereceğiz.
Devletin temel görevi vatandaşının mal ve beden bütünlüğünü korumak ve gerekli tedbirleri almaktır. Toplumum oluşturan temel değerimiz olan aile kurumu için bu amaçla “17.01.1998 tarihinde 4320 Sayılı Ailenin Korunması Hakkında Kanun” yürürlüğe girmiştir.
- Kadın, çocuk, birlikte yaşanılan anne-baba hatta koca şiddete maruz kaldığında kanun kapsamına girmektedir. Yani sadece kadının korunması söz konusu değildir.
- Şiddetten kasıt; fiziksel olarak yarama, zarar verme, psikolojik olarak bastırma ve sindirmeye yönelik davranışlar bütünüdür.
- Şiddete maruz kalan kişi yaşadığı yere en yakın aile mahkemesine, aile mahkemesi bulunmadığında o yer asliye hukuk mahkemesine başvurarak şiddet uygulayan eşe karşı tedbir kararı verilmesini talep edebilir. Başvuru emniyet müdürlüğü ve Cumhuriyet Başsavcılığı’na da yapılabilir. Tedbir talebi acil işlerden olduğu için hakim tarafından hızlı ve öncelikle, duruşmasız olarak karara bağlanır.
- Mahkemece verilen kararda kişinin müşterek evden uzaklaştırılması, ayrı oturduğu eve yada işyerine yaklaşmaması, şiddet uygulayan ve bağımlı olan eşin tedavisi için bir sağlık kurumuna sevki gibi farklı tedbirlere hükmedilebilir. 
- Karar şiddet uygulayan eşe uymadığı takdirde cezai sonuçlarını bildirecek şekilde ihtarlı olarak tebliğ edilir. Mahkemece hükmedilen tedbire uymayan eş hakkında, durumun tespiti üzerine re’sen soruşturmaya başlanılır ve Cumhuriyet Savcıları tarafından 3 ile 6 aya kadar cezalandırılması talebiyle Sulh Ceza Mahkemesinde kamu davası açılır.
- Boşanmış eşler ve resmi nikahsız yaşayan eşler(dini nikahlı) kanun kapsamında bulunmamaktadır.
- Verilen karar kesindir. Tedbir kararı 6 aya kadar geçerlidir. Bu süre sonunda tehlike devam ediyorsa tekrar başvuru yapılmalıdır.
- Eğer şiddeti uygulayan eş veya diğer aile bireyi aynı zamanda ailenin geçimini sağlayan yahut katkıda bulunan kişi ise hakim bu konuda mağdurların yaşam düzeylerini göz önünde bulundurarak daha nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir.
- Son olarak mahkemeye tedbir kararı için başvuru ve tedbir sonucu kararlaştırılan nafakanın icrası işlemleri hiçbir harca tabi değildir.

Okunma Sayısı: 1601
feed0 Yorumlar

Yorum Yazın
 
  Daralt | Genişlet
 

security image
Lütfen resimdeki güvenlik kodunu girin


busy
 

Yazar: Av. Mehmet Halis KARA

E-mail: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Diğer yazılarını göster

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 34 konuk çevrimiçi